Bumerang
- İnsana sürekli olarak ileri gidiyormuş gibi gelen zaman, aslında doğumdan itibaren geriye doğru hareket ediyordur. Peki bu yanılgı insanoğlunun daimi olarak gelişmek isteyişinden mi kaynaklanır? Her ne kadar yaşamak ve gelişmek isteği insanı hayata bağlıyorsa da doğumdan başlayarak geriye doğru akan zaman, bunun bir doğru olarak ilerlemesini engeller. Tıpkı bir trenin hiç bitmeyecekmiş gibi çıktığı yolculuğunu, zamanın durduğu istasyonda sonlandırmasına benzer.
- Birçok tesadüfi karşılaşmayla kesişmektedir hayat. Bir bakıma ana rahminde karşılaşılan milyonlarca hücrenin birbiriyle buluşması gibidir. Her biri arada kalmışlıktan kurtulmak için çabalar. Çünkü ne ölülerdir artık ne de gerçekten hayatın içinde... Yolculuğa çıkmak için istasyonda bekleyen yolculardan farksızdırlar. Tam bir bilinçsizlik içindedir her bekleyen. Belkide hayatları boyunca çok azının soracağı " Nereden geldim, Nereye gidiyorum? " sorusu akıllarda oluşmaya başlar.
- Her gelecek yeni tren, beklentilerin oluşmasına, yani bir şeyleri elde etme umutlarının başlangıcını oluşturur. Durağanlığı bırakıp, harekete geçmek gerçekten yaşama katılmak mı oluyor böylece? İstasyondan ayrılmak için can atarken bilmiyor muyuz zamanın geriye doğru akacağını? Belkide hayatımızın sonuna kadar pişmanlık duyacağımız o kısa süreli bilinçsizliğimizin sonucuna katlanıyoruz. Gitmek ya da gitmemek bizim elimizde değil. Birgün bizim için de bir tren geldiğinde istasyondan ayrılmamız gerekecek. O gün geldiğinde yolda karşılaşılacaklardan bihaber olmak, yalnızca başlarda korkutabilir kişiyi. Oysa bu alışkanlığı devam ettirmeden tüm yaşam boyunca korkuyu canlı tutmak gerekir.
- Hiç kuşkusuz gidenler olduğu kadar hiçbir yere gitmeyenler de olacaktır. İçlerinde her zaman " Ya bir gün ben de gidersem? " kuşkusuyla beklerler. Bu açıdan onları şanslı sayabilir miyiz? Elbette mümkün değil. Geriye doğru da akıyor olsa zaman, ebedi durağanlığın çaresizliğine tercih edilmelidir. İstasyonda bekleyenlerin aklında en azından " Nereye gidiyorum? " sorusu yer edebiliyorsa sıra onlara geldiğinde, korkularla yüzleşmeye hazırdır demektir.
- Geriye doğru akan zamanın yolculuğuna çıkıldığında, daha birçok istasyonla da karşılaşılacaktır. Önemli olan her bir istasyonda, ilk başladığımız yere biraz daha yaklaştığımızı hatırlamamız olacaktır. Zamanın aksine, yüklerimizi her durakta biraz daha arttırmalıyız. Tren bizi aldığı yere bıraktığındaysa, bizden sonra yolculuğa çıkacak olanların bilinciyle son durağa gelmek, kişiyi huzura kavuşturacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder